Tarihimize ve Kültürümüze Katkılar–2

Eskileri kırpıp yıldız yapmak işi mahalle adlarımıza da geldi ya… Ne diyelim? 

Önceki yıllarda 5442 sayılı kanun uyarınca, yaklaşık 40 bin yer adı incelenmiş, inceleme sonucunda bunların, “Türkçe olmayan ve yabancı kökten geldiği anlaşılan ve iltibasa yol açtığı” belirlenen 12 bin kadarı, başka bir deyişle, %30’u değiştirilmişti(*).

Değiştirilen adlarımızı –işimiz gereği- inceleme imkanı bulduğumuzda, gözlerimize inanamamıştık ki, Mehmet Eröz’ün de belirttiği gibi, Türkçe birçok yer adı da kurban edilmişti. “Türkyenice”, “Türkali”, “Peçenek”, “Kınıkbala” gibi “Türkçe olmayan ve yabancı kökten geldiği anlaşılan ve iltibasa yol açtığı” (!) düşünülen birçok yer adının değiştirilmesi, yapılan işin ve bunu yapan “bilen”lerin ne kadar “bil”imsel davrandığını göstermesi açısından birkaç misal sadece.

“Bilen”lerin genellikle masa başında yaptıkları değiştirme çabalarının yeterli olmadığı, değiştirilen adların yalnızca resmî işlemlerde kullanıldığı ve adı değiştirilen yerlerle ilgisi bulunanların eski adı kullanmaya devam ettikleri, gözlemler sonucunda elde edilen verilerden birkaçı…

Kültürün önemli bir parçası sayıldıkları için bazı ülkelerde enstitü düzeyinde kurumlarca ele alınan yer adlarının bizdeki durumunu hatırlatarak, tarihimize ve kültürümüze sahip çıkan “bilenler” için aşağıya bir not alıyoruz:

15. ve 16. yüzyıllardaki kayıtlara göre Denizli’nin en eski mahallelerinden biridir Kayalık Mahallesi. “Kayacık” şekli, 1830’lu yıllardaki küçük bir değişiklikle Kayalık halini alan bu mahallemizin adı, “15 Mayıs” yapılana kadar, 500 yıldır korunmakta idi (**).

500 yıl önce bu adı verenlerin atalarımız hiç düşünülmemiş olsa gerek, bu adın “Bu ne yahu; ne boy adı ne de tarihî bir özelliği var, değiştirelim gitsin” şeklindeki bir düşünce ile hareket edilerek değiştirilmiş olması ihtimali içimi sızlatıyor. Çünkü bu ad 500 yıl boyunca kullanılmış “Türkçe” bir ad. En azından bu bile değiştirilmesine engel olmalıydı ki, bu adın “Türkçe olmaması ve yabancı kökten gelmesi ve iltibasa yol açması” ihtimali de yok.

Peki, o zaman niye değiştirildi? İdari yapısındaki değişiklikten dolayı mı? Bildiğim kadarıyla o da değişmedi. Geriye bir ihtimal kalıyor, o da “çok bilmek”. Bu bilgi fazlalığı ile muhtemelen “Haa, bak biz tarihimize sahip çıkıyoruz, Millî Mücadele’yi başlatan kahraman bu mahallede oturuyordu. Buranın adını 15 Mayıs yapalım, böylece hem Müftü Ahmed Hulûsî Efendi’yi hem de mücadelenin başlama tarihini hatırlatmış oluruz” şeklinde düşünüldü.

Şimdi bir soru: Müftü Ahmed Hulûsî Efendi nerede doğdu?
Cevap: “Kayalık Mahallesi”nde.
Başka bir soru: Müftü Ahmed Hulûsî Efendi nerede eğitim gördü?
Cevap: “Kayalık” Müftüler Medresesi’nde.

Peki, şimdi bundan 50 yıl sonra sorulacak bir soru: Müftü Ahmed Hulûsî Efendi’nin doğduğu ve eğitim gördüğü “Kayalık” nerede?
Cevap: Ne bileyim ben, git ansiklopediye bak.

15 Mayıs tarihine ne kadar önem verilmesi gerektiğine dair bir yardıma ihtiyacımın olmadığını düşünüyorum. Bu tarihin kesinlikle gelecek nesillere unutturulmaması gerektiğini de biliyorum. Bunu yaparken başka “tarih” kaydını silmenin ne kadar gereksiz olduğunu vurgulamaya çalışıyorum…

Lütfen, eski büyük depremlerde yıkılmadığı için (sebebi, zemininden dolayı ‘Kayalık’ adını alan bir yerde bulunması) “eski kitabeler deposu” haline gelen(***) Kayalık Cami’in adını da değiştirmeyin, hatta eski Denizli Kalesi’nin (Kaleiçi) en önemli kapısından Anadolu’ya açılan en önemli yolun –şimdiki Kayalık Caddesi’nin- adını da değiştirmeyin.

Öneri: Doğduğu mahallenin adını değiştireceğinize, eline üç taş almış (bunun anlamını sanırım “bilen”ler biliyordur) Müftü Ahmed Hulûsî Efendi’nin heybetli bir heykelini, açıklamasıyla birlikte, şehrin yeni meydanlarından birine dikin ve adını 15 Mayıs Meydanı koyun. İnanın, bunun “tarihe” ve “kültüre” daha çok katkısı olacaktır.
İnşallah, yapılanlardan geri dönme ihtimali vardır.
Sağlıcakla. 03.04.2008 Denizli Gazetesi

(*)Köylerimiz 1981, Ankara, 1982
(**)Turan Gökçe, XVI. ve XVII. Yüzyıllarda Lazikıyye (Denizli) Kazası, Ankara, TTK, 2000
(***)Tuncer Baykara, Selçuklular ve Beylikler Çağında Denizli, İstanbul, IQ Kültür Sanat Yay., 2007